Has Aşçıbaşı - Türkiye & Belçika Kültür Festivali’ne Merzifon Osmanlı ve Turk Mutfağı Kalitesiyle Damgasını Vurdu

Türkiye & Belçika  Kültür Festivali’ne Merzifon Osmanlı ve Turk Mutfağı Kalitesiyle Damgasını Vurdu

 

Türkiye & Belçika Festival  yazı dizisi: Bolum-04

İlgili kurumların özel daveti üzerine Sn. Fatih Altınay ve Sn. Akif güllenin destek ve katkılarıyla Belçika Limburg - genk te düzenlenen festivale tüm mutfak ve restoran organizasyonlarını düzenlemek üzere koordinatör has aşçıbaşı ünvanı ile katildim. 100 bin kişinin üzerinde gurbetçilerimizin katılımının sağlandığı festivalde 1000 kişilik restoranın girişine 6 metreye 4 metre “Osmanlı ve Turk Mutfağı, Merzifon”  yazılı afişimizi astırmak ilk öncelikli yaptıklarım arasında idi.

 

İmkânlarım dahilinde menümü yaptım ve malzeme teminleri için 150 km çapında Hollanda, Almanya, Fransa ve Belçika’daki Türk toptancılarla telefon müzakeresinden sonra alışverişe başladım. Orada ki bana yardımcı olan festival görevlileri ile ihtiyaç duyduğumuz malzemelerimizi temin ettik. Zaten şerbet malzemelerimizi, Merzifon sıkma tarhanasını, keşkeklik buğdayımızı buradan götürmüştüm.

 

Mutfak ekibini ise Belçika’da yasayan ev kadınlarımızdan kurduk. 

Orada doğmuş büyümüş örfünü, adedini, Türklüğünü ve inancını unutmamış ablalarımız, abilerimiz ve kardeşlerimizden. Servis ekibini de ayni değerlere sahip halen okumaya devam eden bayan erkek genç kardeşlerimizden kurdum. Toplamda 60 kişilik mutfak ekibi 74 kişilik te servis ekibi hizmetin gerçekleştirilmesine vesile oldu. Hepsinden Allah razı olsun.

 

Hepsinin söylediği; şefim biz bu isten anlamayız sen bizi topladın ama biz ne yapacağız? Dediler. Ben de onlara sadece, benim söylediğimi yapın, kalbinizden de hayır duanızı da eksik etmeyin. Dedim.

 

Gelelim gurbetçi kardeşlerimizin dillerine destan olan menümüze; 

öyle bir menü yapmalıydım ki Almanya’dan, Hollanda’dan, Belçika’dan, Fransa’dan gelen gurbetçi kardeşlerimize kendilerini Türkiye’de hissettirmeliydim. 7 gün önceden başladık hazırlıklara. 40 çeşidin üzerinde sıcak yemek, 60 çeşidin üzerin soğuk meze ve salata, 20 çeşide yakın tatlıların bulunduğu 5 yıldızlı otel büfelerini kıskandıracak zenginlikte büfeler hazırladım.

 

Samsun, Corum, Amasya, Ordu gibi yakın iller ve ilçelerden gelen binlerce gurbetçimiz restoranın önüne gelip te başını kaldırdığı zaman Osmanlı ve Turk Mutfağı Merzifon yazısını görünce ağlamaklı oldular duygulandılar hatta ağladılar. Daha yemekleri tatmadan duygu seline kapıldılar. O duyguyu, duyguları kelimelerle anlatmam mümkün değil. Hele bir kaç tanesi dedi ki; şefim daha memleketim olan Merzifon’u görmedim. 

 

Burada doğdum burada büyüdüm. 40 yıldır Avrupa’dayım. Gidebilirdim ama nasip olmadı. Şehrimin ismini burada gördüm ve bu güne kadar gidemediğim için kendimden utandım. Size söz yaza kesinlikle Merzifon’dayım. Dediler. O yemeklere bile şefkatle baktılar adeta... kendilerini Brüksel de değil de Türkiye’de hissettiler onlar tarafından bana saatlerce, yapılan teşekkürler dualar saymakla bitmez.

 

Gelelim bu kadar hazırlığın nasıl yapıldığına, bu kadar büyük bir başarıya nasıl imza atıldığına. Takdir edersiniz ki 2000 kişiye bir günde yemek vermek tek başına bir ustanın yapabileceği is değil. Açıkçası bende bilmiyorum nasıl olduğunu. Ama bildiğim bir şey var. Gece benimle saat 3 te mutfağa giren o nur yüzlü ablalarımın, teyzelerimin, gelinlik kızlarımızın hayır duası ile, kalplerinin içindeki hüsnü niyetle ve başarmak zorunda olduğumuzu bilerek, her tencereyi tutuşlarında dillerinden düşürmedikleri besmele ile biz bu işi başardık. Allah yârdim etti. Başka bir açıklaması olamaz. 

 

Yardımcılarım tarafından hazırlanan malzemeleri yemek olarak bir araya getirdim hem de 3 vardiya da çalışan personellerimizi yönlendirdim, ayni zamanda restorandan gelip servis masaları ve restoran düzeni için soru soranlara nasıl yapacakları seklinde cevap verdim. Allah öyle bir beyin verdi ki o an 40 kişinin yaptığı isi beynimde takip edebiliyordum.

 

Eğer bir isi hüsnü niyetle Allah rızası için yaparsanız mutlaka Allah’ın size yardımcı olacağını biliyorum. Çünkü bana yardımcı oldu. Ev hanımlarından kurulmuş bir ekiple 120 çeşidin üzerinde yemekle 40 bin kişinin üzerinde ki bir kitleye 5 gün yemek verdim. Festival organizatörleri bile şaşırdılar bu olaya. Bana yardım eden ablalarımla kardeşlerimle inandık ve başardık. Ayni zamanda bu çalışmaya vesile olan Merzifon sevdalıları Sn. Fatih Altınay ve Sn. Akif gülle’ nin yapmış oldukları destek ve katkilari, o insanların mutlulukları gözümün önüne gelince festivale katılan binlerce insan tarafından takdire şayan,  kazandıkları hayırlarının da takdirini Allah mutluluklarına vesile eder inşallah. 

 

Ülkeme, ilime, ilçeme, Türk ve Osmanlı mutfağına böyle bir hizmette bulunduğum için gurur duyuyorum. Böyle bir çalışmaya desteği olan herkese de teşekkür eder yaşamlarında basari ve mutluluklar dilerim. Türkiye’ye alanında nam ve örnek olmuş restoranımızı uzun zamandır idare eden Osmanlı ve Turk Mutfağının tüm personellerini de, bana ihtiyacı olmaksızın  işletmemizin kusursuz hizmete devam ederek, zaman tanımaz mesai anlayışı ile her an işe amade tutumlarından dolayı kalitemizi aksatmayan tüm ekip arkadaşlarıma teşekkür eder çalışmalarında başarılar dilerim.

 

Osmanlı ve Turk Mutfağının ve çalışma ekibinin  bu şehre ve ülkeye vereceği daha çok şey var. Bizi izleyin diyorum. Biz bir ekibiz,  alanımızda hepimiz başarılıyız, bu ekibin şehrimize, ülke mutfağımıza ve manevi değerlerimize kazandıracağı çok şey var....

Türkiye & Belçika Festival  yazı dizisi devam edecek

http://www.gundem.be/tr/belcika/ahmet-ozdemir-ascilik-bir-sanattir

http://www.turkbel.eu/etiket/ahmet-ozdemir

 

Resmi Web Site | Instagram  | Linkedin  |  Twitter  | Facebook  | Google  | Academia  | Topuz-Kebab  | @-Mail